Duyurular
  • Koçan dergisi 10. sayı yayında!

Türkiye’de Şeker

Türkiye’de Şeker

Ülkemizdeki iklim şartları AB ülkeleriyle benzer olduğu için kamıştan şeker üretilememekte ve ham madde olarak pancar ile mısır kullanılmaktadır.

Pancar şekerinin, ihraç pazarlarında kamış şekeri ile maliyet açısından rekabet şansı bulunmaması nedeniyle, dünyada olduğu gibi ülkemizde de pancar şekerinin ticaret amacıyla değil, sadece kendine yeterlilik ilkesi çerçevesinde üretilmesi hedeflenmiştir.

1997 yılından sonra, kurulu şeker üretim kapasitesinin talebe göre %60 daha fazla olması ve siyaseten diğer tarım ürünlerine göre yüksek uygulanan pancar fiyatlarıyla ülkemizde talebin oldukça üzerinde gerçekleşen şeker üretimleriyle ortaya çıkan stokların eritilmesi için, dünya fiyatlarının yaklaşık 600 dolar üzerinde gerçekleşen üretim maliyetlerine rağmen, ihracat yapılmış ve yıllık bazda Hazine’ye 300 ila 700 milyon dolar “görev zararı” yükü ortaya çıkmıştır.

Diğer taraftan 90’lı yılların ikinci yarısında, 1960’lı yıllardan beri sadece glukoz üreten Nişasta Bazlı Şeker sanayi, %42 ve %55 fruktoz içerikli mısır şekeri üretmeye başlamıştır. Tamamına yakını kamuya ait pancar şekeri fabrikalarının yüksek pancar fiyatı ve maliyet yapıları nedeniyle fruktoz içerikli mısır şekerleri; kalite, kullanım kolaylığı ve fiyat avantajıyla kısa sürede dünyada olduğu gibi meşrubat sanayinin öncelikli tercihi haline gelmiştir.

Bu gelişmeler çerçevesinde 4634 sayılı Şeker Kanunu aşağıdaki temel amaçlara yönelik yürürlüğe girmiştir.

  1. Yerli ham madde (pancar, mısır) kullanarak yurt içi talebi karşılayacak kadar üretim yapılmasını sağlamak.
  2. Glukoz-fruktoz ve fruktoz-glukoz içerikli mısır şekerlerinin arzının artışını, kota uygulamasıyla kısıtlayarak özelleştirme öncesi kamuya ait pancar şekeri fabrikalarını cazip hale getirmek.
  3. Arz-talep dengesinde sürdürülebilir bir model oluşturarak kamuya ait fabrikaların özelleştirilmesini sağlamak.

 

4634 sayılı Şeker Kanunu “şeker kotası” uygulaması sonrası oluşan veriler aşağıdaki gibidir:

Tablo 5: Türkiye Şeker Pancarı Ekim, Üretim Miktarı

Pazarlama Yılı Pancar Eken Çifti Sayısı Ekim Alanı

(1000 ha)

Taahhüt Edilen Pancar (1000 ton) Üretilen Pancar (1000 ton) Pancar Verim* (ton/ha)
2008/09 209 115 322,0 17 701 15 488 48,3
2009/10 187 937 324,4 18 162 17 275 53,3
2010/11 196 901 329,2 17 507 17 942 54,6
2011/12 171 752 297,3 16 996 16 126 54,9

*Bedeli Ödenen Pancara Göre

Tablo 6: Kota Yılları Şeker Kota-Satış Rakamları Karşılaştırması (Bin ton)

Pazarlama Yılı Pancar Şekeri Kotası Yurt İçi Pancar Şekeri Satışı NBŞ Kotası BKK*1 İle arttırılmış Yurt İçi NBŞ Satış
Glukoz Fruktoz Glukoz İçerikli Mısır Şekeri Toplam
2001/2002*2 1.614 148 313 461
2002/2003 2.107 1.636 351,2 103 250 353
2003/2004 2.107 1.618 351,2 91 256 347
2004/2005 2.107 1.700 351,2 100 260 360
2005/2006 2.107 1.713 351,2 84 266 350
2006/2007 2.107 1.901 351,2 85 265 350
2007/2008 2.084 1684 316 73 243 316
2008/2009 2.355 1.828 333,4 68 265 333
2009/2010 2.438 2.158 406,4 98 308 406
2010/2011 2.200 1.867 366 117 250 367
2011/2012 2.355 2.151 330 105 225 330
10 Yıl PY Ort 2196,7 1.806 350,78 92 259 351

Kaynak: Şeker Kurumu Faaliyet Raporu, NÜD satış verileri

*1 Bakanlar Kurulu Kararı

*2 Kota uygulaması öncesi son yıl verileri

 

Tablo 6’da açıkça görüldüğü üzere, Kanun’un amacına uygun olarak, pancar şekeri arz-talep dengesi sağlanırken talebe karşı arza herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.

Nitekim kota uygulamasından önceki son yıl olan 2001/2002 yılında 1,614 bin ton olan pancar şekeri satışları, 2011/12 yılında 2,151 bin tona çıkarak %33 artış göstermiştir.

Diğer taraftan yıllık satış rakamlarının istisnasız her yıl belirlenen kota rakamının altında kalması, yani talebin kesintisiz karşılanması, fiili olarak pancar şekeri arzına herhangi bir kısıtlama getirilmediğini teyit etmektedir.

Kota uygulamasına mısır şekeri açısından bakıldığında, Kanun’da hedeflendiği gibi arzın sınırlandırıldığı net olarak görülmektedir. Kota başlamadan önceki son yıl 461 bin ton olan satış rakamları, 2009/2010 yılında 406 bin ton ile en üst seviyeye çıkmış fakat 2001/02 yılına göre %12 azalış göstermiştir.

Diğer dikkat edilmesi gereken nokta, kota uygulamasından önceki son yıl 148 bin ton olarak gerçekleşen glukoz satışlarının, geçen süre içinde ilgili gıda sektörlerinin yıllık ortalama %10 büyüme göstermesine rağmen, %34 azalmış olmasıdır.

Bilindiği üzere glukoz, gıda üretiminde şeker ikamesi değil, mutlaka kullanılması gereken fonksiyonel bir üründür. Bu nedenle glukoz, AB şeker rejiminde kota dışı, yani şeker tanımında yer almayan bir üründür. Kota dönemindeki %34’lük satış azalışını, glukozun kayıt dışı üretilerek piyasaya sunulmasıyla açıklamak mümkündür. Yapılan piyasa araştırmalarında kayıt dışı bu miktarın yaklaşık 100 bin tona ulaştığı ortaya çıkmaktadır.