Duyurular
  • Koçan dergisi 10. sayı yayında!

AB’de Şeker

AB’de Şeker

Avrupa Birliği’nde ilk şeker rejimi 1967 yılında, iç pazar şeker fiyatını dünya şeker fiyatının üzerinde tutarak, talep fazlası üretilen şekerin ihraç edilebilmesine kaynak yaratabilmek üzere oluşturulmuştur. Sisteme 1977 yılında dâhil olan mısır şekeri ise, sektörün kurulduğu ilk yıllarda kota kapsamına alınmış ve belirli bir büyüklükte kalması hedeflenmiştir.

AB Ortak Tarım Politikası, 2003 yılından bu yana piyasa dinamiklerini dikkate alacak biçimde yeniden yapılandırılmaktadır. Çok sayıda gıda ürününün hammaddesi olma niteliğini taşıması itibariyle özel önem arz eden şeker sektörü, söz konusu sürece 2006 yılında dahil edilmiştir. Bu kapsamda sektörün serbestleşmesi ve dünya piyasası ile entegre hale getirmek amacıyla bir dizi adım atılmış, bu sürecin son halkalarından biri ise üretim kotalarının kademeli olarak kaldırılmasına ilişkin girişimler olmuştur. Bu çerçevede, 26 Haziran 2013 tarihinde AB’nin karar alıcı kurumları olan AB Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve Bakanlar Konseyi arasında varılan uzlaşı kapsamında, şeker kotalarının 2017 yılı Eylül ayına kadar kaldırılması öngörülmüştür.

2016/17 pazarlama yılı sonuna kadar devam edecek olan rejim kapsamında AB, 2006/07 – 2009/10 pazarlama yılları arasındaki 4 yılda sakaroz referans fiyatını kademeli olarak %36 düşürerek 631,9 euro/ton’dan 404,4 euro/ton’a ve pancar minimum fiyatlarını ise %40 düşürerek 43,63 euro/ton’dan 26,29 euro/ton’a indirmiştir.

Reformun diğer önemli bir unsuru olan ve yine 2006/07 – 2009/10 dönemini kapsayan dört yıllık gönüllü yeniden yapılandırma ile yüksek maliyetli üretim tesislerinin kapatılarak kotalarının iptal edilmesi sonucunda, AB toplam kotasının 6 milyon ton düşürülmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda kotasından vazgeçen işletmelere, vazgeçilen kotanın tonu başına yapılan yeniden yapılandırma yardımı ile çeşitlendirme yardımı verilmiş, bu uygulama sonucunda da toplam kotalarda 5,7 milyon ton düşüş sağlanmıştır.

Yeniden yapılandırma programı kapsamında Bulgaristan, İrlanda, Letonya, Portekiz (Anakara) ve Slovenya şeker üretiminden; Fransa, Hollanda, İngiltere, Yunanistan, Romanya ve Finlandiya ise fruktoz – glukoz içerikli mısır şekeri üretiminden çekilmişlerdir.

Şeker reformu sonucunda AB, şekerde net ihracatçı konumundan net ithalatçı konumuna geçmiştir. Bu çerçevede; reform öncesinin son pazarlama yılı olan 2005/06 döneminde 5 milyon ton (sakaroz) ihracat yapan AB, reformun dördüncü yılı olan 2009/10 döneminde 500 bin ton net ithalat yapmıştır. Yakın gelecekte net ithalatın 3 milyon tona, tüketimin ise 17,2 milyon tona yaklaşması beklenmektedir. Öte yandan AB, ihracat sübvansiyonlarını 2008/09 pazarlama yılı itibarıyla kaldırmıştır.

Tablo 4: AB Şeker Kotaları (Bin ton)

  2005/06 2009/2010
Pancar Şekeri 17,441 13,337
Mısır Şekeri *1 508 690

Kaynak 15 Haziran 2010 tarih 513/2010 Sayılı Komisyon Tüzüğü

*1 Mısır şekeri miktarı kuru madde bazında verilmiştir.

AB’nin 2006 yılında; DTÖ’nün panel kararı ve Ortak Tarım Politikaları Reformu’na uyum başta olmak üzere tüketicinin de üzerindeki sübvansiyon yükünü ekonomik olarak taşıyamaz hale gelmesiyle 40 yıldır uyguladığı şeker rejimini değiştirmesi sonucu, 200 olan şeker fabrikası sayısı 100’e inmiştir.

Üretimin sadece talebi karşılamak için %25 azaltılması ve dünya şeker piyasasıyla entegre ve rekabetçi olabilmek için ölçek ekonomisinin önem kazanması, 100 adet fabrikanın tasfiyesinde başrolü oynamıştır. 2016/17 pazarlama yılı sonuna kadar devam edecek rejim sonucunda AB, kota uygulamasını tamamen kaldıracaktır. Avrupa Komisyonu, tanınan uyum süresinin AB şeker üreticilerinin hem iç pazarda, hem dünya pazarında rekabet imkânlarını geliştireceğini, sektöre uzun vadeli bir bakış açısı sağlayacağını öngörmektedir. Kotaların kaldırılması ile Avrupa pazarlarında uygun fiyata ve bol miktarda şeker bulunabilecek olması, ara ve son kullanıcılara da avantaj sağlayacaktır.

 

Avrupa ülkelerinde iklim şartları uygun olmadığı için üretim pancara göre çok daha ucuz bir hammadde olan kamıştan yapılamamakta mecburen pancar kullanılmaktadır.

Sistem temel olarak sübvansiyonun tüketici tarafından karşılanması ve kapalı ekonomi üzerinde kurulduğu için, Avrupa Birliği; ihracat sübvansiyonlarını düşürmesi yönündeki Dünya Ticaret Örgütü panel kararı ve EBA (Silah Dışındaki Tüm Ürünlerin Ticareti) Anlaşması kapsamında en az gelişmiş ülkelerden yapılacak ithalatların aşırı miktarda artacağı endişesi ve 2003 yılında gerçekleştirilen Ortak Tarım Politikası Reformu’na uyum başta olmak üzere çeşitli nedenlerle 40 yıldır sürdürdüğü şeker rejiminde 2006 yılında önemli bir reform gerçekleştirmiştir.