Duyurular
  • Koçan dergisi 10. sayı yayında!

Beslenme ve Sağlık

Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesinde de yayınladığı 4 Mart 2011 tarihli basın açıklamasında bir Bilimsel Danışma Kurulu toplandığı ve gerekli incelemeleri yaparak aşağıda özetlenen Bilim Kurulu Raporu’nu oluşturduğu belirtilmiştir. Rapora göre:

  • Gıda maddelerinde beraberce bulunmalarından dolayı glikoz ve fruktozdan ibaret pancar şekeri ile nişasta bazlı şeker arasında insülin salgılanması ve tokluk duygusu veren hormonlar üzerindeki etkileri yönünden bir farklılık yoktur.
  • Yapılmış olan çeşitli araştırmalar neticesinde, fruktozun kansere neden olduğunu kanıtlayacak ve kanserle ilişkilendirecek bir bilimsel kanıt bulunamamıştır.
  • Mevcut beslenme şeklimizde fruktozun yalnız başına tüketilmesinin mümkün değildir, bu nedenle fruktozun insülin direnci ve şeker hastalığına yol açacağı yönündeki iddialar da bilimsel kanıtlarla desteklenememektedir.
  • Gıdaların doğal yapısında bulunan şeker dışında, gıdaya üretim aşamasında eklenen tüm şekerler ile çay şekeri olarak adlandırılan sakarozun toplam günlük alım miktarı, ihtiyaç duyulan günlük enerjinin %10’unu geçmemelidir.

Konuyla ilgili bir diğer açıklama, sağlık, beslenme ve gıda alanında uzman akademisyenlerden oluşan Ulusal Beslenme Platformu’ndan gelmiştir. İnternet üzerinde de yayınlanan 16 Şubat 2011 tarihli açıklamada aşağıdaki maddeler vurgulanmıştır:

  • Birey ve toplum sağlığının korunmasında yeterli ve dengeli beslenme ile fiziksel aktivite esastır.
  • Yeterli ve dengeli beslenme bireysel özelliklere dikkat edilerek, gıda çeşitliliği içerisinde enerji ve besin ögelerinin gerekli miktarlarda alınması ile sağlanır. Tüm besin öğelerinin yetersiz ya da fazla alınması insan sağlığını olumsuz etkiler.
  • Normal şekerde (çay şekeri) olduğu gibi, yeterli ve dengeli beslenme kuralları çerçevesinde glukoz ve fruktozdan oluşan Nişasta Bazlı Şekerler’in de normal miktarda tüketildiği takdirde insan sağlığına zararlı olduğuna dair henüz geçerli bilimsel kanıt ortaya konmamıştır. Ancak, diğer gıda maddelerinde de olduğu gibi, uzun süreli ve fazla miktarda tüketilmesi insan sağlığını olumsuz etkileyebilir.
  • Yeterli ve dengeli beslenmenin gereği olarak, doğal besinlerimizle aldığımız şekerlerin dışında, tatlandırma amacıyla gıda ve içeceklere dışarıdan eklenen her türlü şeker miktarının günlük kalori alımımızın %10’unu geçmemesine dikkat edilmesi hususu, sağlığın korunması açısından bugün için yapılabilecek en doğru öneridir.

Yine beslenme ve sağlık alanlarında uzman 20 akademisyen ve kamu görevlisinin 9 Şubat 2011 tarihinde imzaladığı “Şeker Tartışmaları Hakkında Kamuoyuna Açıklama” belgesinde mısır ve pancar şekerinin benzer içeriğe sahip oldukları, enerji açısından da aynı değerde oldukları söylenmekte, sağlıklı yaşam için yeterli ve dengeli beslenilmesi önerilmektedir.

Ulusal ve uluslararası otoritelerin büyük bölümünün birleştiği nokta pancar ve mısır şekerinin eşdeğer olduğudur. Kısacası “Şeker Şekerdir”.